sayı : 48
1 || 2 || 3 || 4    

Niçin Yazıyorlar


NİÇİN YAZIYORLAR? (1)..Faruk Haksal - (SAYI 37)

Sahi, niçin yazıyorlar?..

Konuşarak, kolayından derdini anlatmak varken, insanoğlunun kendisini, kendi iradesi ile zora doğru sürükleyerek, “yazması”nın nedeni ne ola ki?..

Çeşitli türden, değişik yazarlara bu soruyu sormuşlar.

Verilen yanıtlar birbirinden ilginç.

Gelin, birkaç yanıtı bu satırlara aktararak, üzerinde düşünmeye çalışalım:

Jorge Luis Borges… Bu konuda şunları söylüyor:

-          Yazmaktan vazgeçemem… Benim kaderim, [bir okur ve] yazar olarak, hep edebiyata dönük oldu: Ben acil bir soruna ve bir iç gerekliliğe yanıt vermek için yazarım… Ancak, kendi adasında yaşayan bir Robenson olsaydım, asla yazmazdım!..

Sonra devam ediyor Borges;

-          Yalnızca gerekli olduğunu hissettiğimde yazarım. Konu aramam. O’nun gelip, beni bulmasını beklerim…

Evet, yazı yazmak belki de, düşünce ve duyarlılığın kristalize olmuş yoğun bir dışa vurum biçimidir…

Peki, bir insan için, illaki “dışa vurum” gerekli midir?

Sanmıyoruz… Ama dışa vurulanın, özgün, nitelikli ve düzeyli olması kişiyi “büyük” kılıyor… Eğer bu dışa vurum, kendi biçimini bulmuş ve onun içinde estetik normları da içererek… salınıyorsa, alın size gerçek bir “yaratı!..”

Demek ki, bu anlamda ortada bir dışa vurumun olması birincil koşul olarak zorunlu... Ama dışa vurulanın niteliği, birincil koşulun bile önüne geçen bir diğer birincil koşul…

İşte bu noktada yazarın başarı olgusu gündeme geliyor…

Başarılı yazar ya da başarıya ulaşamamış olan yazar…

Ünlü Amerikalı yazar Kipling bu konuda şöyle diyor:

-          Başarısızlığa ve başarıya meydan okumayı ve bu iki yalana da aynı şekilde davranmayı bilmek gerekir!..

Evet… Bilmek gerekir!.

Çünkü kimsenin başarısızlığı ya da başarısı, kendisinin ya da toplumun zannettiği büyüklükte ya da vahamette değildir…

Yazı yazan bir insan, daha çok, yazıp bitirdiğini değil, yazacağı yazıyı düşünmelidir…

Çünkü yazılıp, son noktası konan bir düşünce ya da duygu, artık geçmişin ta kendisidir… Gelecek ise, işte yine tam bu noktadan sonrakidir… Bu noktadan başlayarak ufka doğru seğirten, yeni “nokta son”lara doğru koşturan, emek harcayan ve didinen bir soluktan ibarettir.

Yaratıcı insan, bu soluğu içine çekmeli ve kalemine bu soluğun dinginliğini doldurmalıdır…

Borges şöyle sürdürüyor düşüncelerini;

-          Eğer bir şeyler olacağını düşünürsem, hazırlanırım… [Hareketsizleşirim, diyelim] Ve beklerim… O zaman o bir şeyler gelir bana; bir çeşit vahiy dalgası… Bu sözcük biraz iddialı, diyelim ki, bir şiir… Bir öykü, bir sayfa düz yazı olabilecek bir “şey”i fark ederim.  Ama bu “şey”in, gerçek anlamda ne olduğunu daha sonra anlarım… Ve yazmaya başlarım. Ama yazdıklarıma, elimden geldiğince az müdahale ederim… Evet sanat Tanrıçası, “bilinçaltı” olarak adlandırılan çağdaş mitolojimize oldukça uygun düşüyor…

Bu satırlara düşüncenizde ekleyebileceğiniz bir şeyler var mı, bilmiyorum…

Ama isterseniz, gelin bizler de Borges’e uyalım:

“Hareketsizleşerek… Hazırlanalım.”

Ve O’nun gibi, o “şey”i ve sonra, ardından olacakları hareket etmeden, bekleyelim…

Haydi…

 

www.soruyusormak.com

 

     
Ziyaretçi İstatistiği
 
Ağustos 2010: 91.894
Temmuz 2010: 93.221
Haziran 2010: 88.379
Mayıs 2010: 84.983
Nisan 2010: 84.331
Mart 2010: 79.881
Şubat 2010: 67.387
Ocak 2010: 59.776
Aralık 2009: 48.812
Kasım 2009: 41.731
Ekim 2009: 37.762
Eylül 2009: 27.542
Ağustos 2009: 23.274
Temmuz 2009: 37.283
Haziran 2009: 31.234
Mayıs 2009: 36.403
Nisan 2009: 71.432
Şubat 2009: 72.217
Ocak 2009: 89.205
Aralık 2008: 98.482
Kasım 2008: 85.907
Ekim 2008: 99.655
Eylül 2008: 108.327
Ağustos 2008: 93.256
Temmuz 2008: 140.464
Haziran 2008: 84.770
Mayıs 2008: 88.155
Nisan 2008: 62.946
Mart 2008: 67.287
Şubat 2008: 47.535
Ocak 2008: 34.672
Aralık 2007: 26.450
Kasım 2007: 22.843
Ekim 2007: 20.779
TOPLAM:  2.248.275
GEÇTİĞİMİZ AY:  91.894


 

DNM-LER
Didim Akbük  1. Kordon  No:26  Aydın
Tel: 0256 8564012  Faks:0256 8565303
info@dnm-ler.com