sayı : 48
1 || 2 || 3 || 4    

KİTAP DUASININ “DİNCİ”Sİ OLMAK… - Zeynep Işık
Zeynep Işık




İlk okuduğunuz kitabı hatırlıyor musunuz?

Ben size hatırlatayım: Alfabe!..

Baba bana top al.

Al Ali sana top.

İlk kez elinize bir kurşun kalem alarak yazdığınız bu ilk sözcüğün anısını, belleğinizin kuytu-köşe bir yerlerinde, tazelediğiniz olur mu, bilmiyorum.

Ya sonra?.. Sonraki kitaplarınızdan sizde kalanlar?..

Sonraki yıllarınızın içinden bilincinize damlayarak iz bırakan kitapları hatırlıyor musunuz?

Gönlünüze, beyninize, dünya görüşünüze kaç tuğla ördünüz bu kitapların katkısı ile?

-          İyi kitaplar okumayan kimsenin, okumuş olmasıyla, cahil kalması arasında hiçbir fark yoktur...” diyor ünlü bir düşünür.

Peki, siz ne diyorsunuz?

 

Geçenlerde televizyon kanallarından birinde kendisine sanatçı denen, ünlü bir  “zanaatçı”ya, sunucu soruyordu:

-         Boş zamanlarınızda ne yapıyorsunuz?

-         Kitap okuyorum…

Böyle, diyor ve gümrah bir kahkaha atıyor, süsüm süs, püskülüm fes ünlü zanaatçımız, objektife doğru pozdan poza girerek...

Peki, dolu zamanlarında ne yapıyor acaba bu “ünlü” kişimiz?

Boş zamanları dolduran bir kitabın okuru olmak başka bir sorun; yazarı olmak daha da acıklı bir durum [olsa gerek...]

-         Kitapsız yaşamak, kör, sağır ve dilsiz yaşamaktır.”diyor bir başka kocaman adam...

Bizim televizyon-zanaatçımız, neyse ki, boş zamanlarını kurtarıyor ama, “dolu” zamanlarını, maalesef ve maazallah, kör, sağır ve dilsiz geçiriyor...

Allah, yakınlarına ve ekran karşısında kendisini alık alık seyreden hayranlarına bağışlasın...

Kör, sağır ve dilsiz bir zanaatçı, nasıl sürdürecek zanaatını?

Nasıl alkışlanacak sahnelerde?.. Nasıl yaşayacak medyatik “aşk”larını?..

Tanrı korusun!

Aynı televizyon ekranında, bu ünlü zanaatçıyı izleyen ve avuçları paralanıncaya kadar alkışlayan orta yaşlı bir anne de var.

Sunucu ona da soruyor?

-         Boş zamanlarınızda ne yapıyorsunuz, hanımefendi?

-         Çocuklarıma bakıyorum; ev işleri falan, filan...

Önümdeki bir kitaptan okuyorum:

-         Bana kitaplarını göster, sana çocuklarının hangi değerde ve ne ruhta olduklarını söyleyeyim.”

Acaba, bu avuçlarının içi şişmiş değerli annemizin yetiştirdiği çocuklar hangi değerlerle, hangi kültür düzleminde, nasıl bir dünya görüşünün demir parmaklıkları arkasında ve nasıl ruhla filizleniyor?..

Acaba bu anne, tüm yaşamı boyunca ve ölünceye kadar...  Alfabe dışında kaç adet kitabın sayfalarını çevirmiş ve alnından hangi düşüncelerin terini silmiştir?

-         Kitap, tek ölümsüzlüktür...

Böyle yazmış, bir diğer garip bilge kişi de...

Annemizin yaşamı ve kitabın getirdiği ölümsüzlük!..

Buyurun, şöyle rahatça oturup, arkanıza yaslanın ve de, bir de buradan yakın…

Aman, dikkat edin, bu telaşla, elinizdeki ateşle evinizi, ocağınızı da tutuşturmayın.

Eviniz ve ocağınız… Evet;

-         Kitapsız bir ev, ruhsuz bir vücuttur...

Eğer bu söze kulak verirseniz, ortaya iki şık çıkıyor:

1.- Evinizde bolca kitap vardır ve meskeniniz, yüksek bir ruha yönelen eşsiz bir cennettir. O’nu tutuşturamazsınız!.. Rahatlayın.

2.- Ya da evinizde kayda değer nitelikte kitap yoktur; o zaman da eviniz, ruhu olmayan ve her meltemde tangır tungur ses çıkaran ve bir o yana bir bu yana salınan cansız bir “yaratık”dır. Yani… Yansa ne olur; yanmasa ne olmaz?..

 

-         Yabani uluslar dışında her ülke, kitaplar tarafından yönetilir.

-         Peki, bizim ülkemizi hangi kitaplar yönetiyor?..

- Sanıyoruz, sadece “kanunlar…”

- Peki, kanunlar da kitap sayılırlar mı?

- Evet, biraz uzaktan bakılınca kanunlar da kitap olarak gözükebilir….

 

İyisi mi, şu kitap faslına şimdilik son verip, kahvemizi yudumlayalım… Ve içerideki odadan kulaklarımıza girip, beynimizi dağlayan renkli candaki dizi saldırılarına karşı, kütüphaneden bir kitap çekip, beynimize ve ruhumuza kalkan oluşturalım.  Belki okunacak yeni şeyler bulunur...

 

-         Allahım bana kitap dolu bir evle, çiçek dolu bir bahçe ver...

Konfüçyüs, işte böyle yakarırmış Tanrı’ya...

Ne dersiniz, sizler de bu duanın “dinci”si olur musunuz?

-         Amin!..

LÜTFEN “TIK”LAYINIZ:

www.soruyusormak.com

www.dnm-ler.com

www.kitlecizgisi.com

 

     
Ziyaretçi İstatistiği
 
Ağustos 2010: 91.894
Temmuz 2010: 93.221
Haziran 2010: 88.379
Mayıs 2010: 84.983
Nisan 2010: 84.331
Mart 2010: 79.881
Şubat 2010: 67.387
Ocak 2010: 59.776
Aralık 2009: 48.812
Kasım 2009: 41.731
Ekim 2009: 37.762
Eylül 2009: 27.542
Ağustos 2009: 23.274
Temmuz 2009: 37.283
Haziran 2009: 31.234
Mayıs 2009: 36.403
Nisan 2009: 71.432
Şubat 2009: 72.217
Ocak 2009: 89.205
Aralık 2008: 98.482
Kasım 2008: 85.907
Ekim 2008: 99.655
Eylül 2008: 108.327
Ağustos 2008: 93.256
Temmuz 2008: 140.464
Haziran 2008: 84.770
Mayıs 2008: 88.155
Nisan 2008: 62.946
Mart 2008: 67.287
Şubat 2008: 47.535
Ocak 2008: 34.672
Aralık 2007: 26.450
Kasım 2007: 22.843
Ekim 2007: 20.779
TOPLAM:  2.248.275
GEÇTİĞİMİZ AY:  91.894


 

DNM-LER
Didim Akbük  1. Kordon  No:26  Aydın
Tel: 0256 8564012  Faks:0256 8565303
info@dnm-ler.com