sayı : 48
1 || 2 || 3 || 4    

CAN SIKINTIMIZIN DEĞERİNİ BİLELİM…Faruk Haksal
Faruk Haksal




“Şu şöyle demiş, bu böyle demiş”in gölgesinde düşünce üretmekten oldum olası kaçınmışımdır…

Ancak, çevremde görüp izlediğimi bir şikâyet üzerine ister istemez, Albert Camus’unun bir sözünü anmak durumunda kaldım.

Şöyle diyor ünlü düşünür:

-          Çağdaş insanın en büyük hazinesi can sıkıntısıdır…  Çünkü can sıkıntısı, insanın potansiyel enerjisinin en belirgin kaynağıdır. Can sıkıntımızı gözümüzün bebeği gibi koruyup, besleyelim!..

Evet, gerçekten olağanüstü ince ve derin bir düşünce…

Soruyorsunuz arkadaşınıza, tanıdığınıza ya komşunuza;

-          Niye kahve köşelerinde pinekleyip, gözünü televizyon denen illetten ayıramıyorsun?..

Aldığız yanıt hemen hemen aynıdır:

-          Ne yapacaksın, can sıkıntısı…

Yaşamını, ev işlerinin üzerine örtüp, karartmış… Boş zamanı olmayan aylak ev kadınına soruyorsunuz aynı soruyu.

Yanıt yukarıdakinin aynısının/tıpkısı bir fotokopi;

-          Ne yaparsınız?.. Can sıkıntısı!..

İnsanların niçin canları sıkılır meselesi ayrı bir “sorunsal…” Şimdilik geçiyoruz.

Yazımızın konusu, can sıkıntısının kendisi… Yani değeri, kıymeti, cevheri ve yarattığı enerji…

Albert Camus, bu değeri, en büyük hazinemiz olarak tanımlıyor.

Bakırköy Akıl Hastanesi’nin ana kapı girişinde ünlü ressam Rodin’in yarattığı “Düşünen Adam” heykelinin altında da,

-          En değerli hazinemiz aklımızdır, diye yazıyor…

Demek ki, öncelikle “Düşünen Adam”ı akıl hastanelerinin bahçelerini betimlemekten kurtarıp, yaşamımızın düsturu yapmakla işe başlayacağız…

Hemen ardından da, o adamı, kendi içimizde yeniden yaratıp, ürettiğimiz düşünceleri toplumun yararına arz edeceğiz.

Rasyonel düşüncenin, yani aydınlanmanın ışığını toplum katmanlarına yayma mücadelesinin bir neferi olarak özveri ile çalışacak, didinecek ve aklın yolu düzleminde bir araya gelecek ve örgütleneceğiz…

Hiçbir kişiyi, hiçbir gönlü ve hiçbir değerimizi zayi etmeden itina ile biriktirecek, bu yolda ilerlerken sorumsuz bir mirasyedi tavrına düşmekten sakınacağız.

Cumhuriyetimiz temel esasları, hukuk devleti, halkçılık, tam bağımsızlık ve emeğe dayalı bir toplumun yeniden inşası için, tarumar edilen Milli Devlet’imizin yeniden kurulması için, bu ilkeler etrafından birleşen insanlarımızla bir “cephe” oluşturacağız…

Bu cepheyi, emperyalizmin ve ülkemiz içinde suyun başına çöreklenmiş işbirlikçilerinin önüne koyacağız: bentlerimizi, sınırlarımızı oluşturacak, bu ilke ve esasların karşısında yer alanları sözünü ettiğimiz kırmızı-çizgilerin gerisine iteleyeceğiz…

Ve o zaman bir de bakıp, göreceğiz ki.. Ne can sıkıntımız kalmış, ne “küçük” burjuva hastalıklarımız ve ne de dedikodu, çekiştirme, kuyu kazma ve benzeri rahatsızlıklarımız…

Çünkü can sıkıntısı, emeğe dönüştürüldüğünde yaratının içinde erir… Ve başarı ve zaferi doğurur…

Deneyin bakın!..

 

www.soruyusormak.com

 

     
Ziyaretçi İstatistiği
 
Ağustos 2010: 91.894
Temmuz 2010: 93.221
Haziran 2010: 88.379
Mayıs 2010: 84.983
Nisan 2010: 84.331
Mart 2010: 79.881
Şubat 2010: 67.387
Ocak 2010: 59.776
Aralık 2009: 48.812
Kasım 2009: 41.731
Ekim 2009: 37.762
Eylül 2009: 27.542
Ağustos 2009: 23.274
Temmuz 2009: 37.283
Haziran 2009: 31.234
Mayıs 2009: 36.403
Nisan 2009: 71.432
Şubat 2009: 72.217
Ocak 2009: 89.205
Aralık 2008: 98.482
Kasım 2008: 85.907
Ekim 2008: 99.655
Eylül 2008: 108.327
Ağustos 2008: 93.256
Temmuz 2008: 140.464
Haziran 2008: 84.770
Mayıs 2008: 88.155
Nisan 2008: 62.946
Mart 2008: 67.287
Şubat 2008: 47.535
Ocak 2008: 34.672
Aralık 2007: 26.450
Kasım 2007: 22.843
Ekim 2007: 20.779
TOPLAM:  2.248.275
GEÇTİĞİMİZ AY:  91.894


 

DNM-LER
Didim Akbük  1. Kordon  No:26  Aydın
Tel: 0256 8564012  Faks:0256 8565303
info@dnm-ler.com