
Niçin okuyoruz?
Ya da… Niçin, okumamız gerekli?..
Herhalde Ağrı dağının yüksekliğini bir çırpıda söyleyip, bizi dinleyenlerden puan kapmak için değil…
Ve yine herhalde bir salon tartışması ortamında ezberlenmiş bir tümceyi tekrarlayarak caka satmak için hiç değil…
Ya peki niye?..
Bizce okumak, zihinsel ve duygusal ufkumuzu genişleterek, önümüze çıkan sorunları aşmak… Ya da gerçeğe karşı duyulan sevgi ve saygı bileşeninden yola çıkarak sorulan soruları çoğaltmak, ulaşılan yanıtları sorgulamak için…
Sitemizin adı işte bunun için, “soruyu sormak?..”
Çünkü bizler inanıyoruz ki, soruyu sormadan edinilen bilgiler cama yazılmış yazılara benzer… Üzerleri biraz tozlandı mı, silersiniz, biterler… Ve hiç durmadan akıp giden hayatın potasında akıp gider ve silinip yok olurlar…
Siz, yaşamın dişlileri arasında biteviye eriyen soluk bir kimlikten, gerçeğin dinamik niteliğine doğru uygarca başkaldıran, toplumsal sorumluluklarını üstlenmiş çağdaş bir bireyseniz… Ya da hiç değilse, bu yöndeki bir var/oluş mücadelesinin gayreti içindeyseniz… Bu sitenin yandaşı ve verilmeye çalışılan bu mücadelenin ortağısınız demektir…
Bizler, kol emeğinin kafa emeği ile buluştuğu noktada, “soru” işaretinin dibindeki düşünme sürecinin marşına basma gayreti içindeyiz.
Çabalarımız bu yöndedir.
Amacımız, bu yöndeki emek birikimlerini birbirine ekleyerek, ülkemiz içinde kendiliğinden oluşan toplumsal muhalefetin en büyük eksiği olan örgütlenme sorununun zeminine [karınca kararınca] bir tuğla ekleyebilmekten ibarettir…
Çünkü her şey, soruyu sormakla başlar.
Soruyu sormak, aydınlanma düşüncesinin ilk adımıdır.
Ve yine çünkü çözüm, sorunun ardında gizlidir…
Sorulmamış soruların yanıtları, ne yaparsanız yapın, adresine ulaşmaz...
Çünkü, önce soru vardır!..
Çünkü insanın beyni, ancak kendi ürettiği soruların yanıtları ile doğrudan ilgilidir.
Yanıt [ve çözüm], sorunun sorulmadığı bir ortamda ortaya çıkamaz; çıkamaz…
Soru sormaya alışmamış bir dimağ, ezberlenmiş klişelerin koordinatları arasında devinir, durur…
Önüne gelen her klişeyi çiğnemeden yutar ve doğal olarak da, bir solukta çiğnemeden yuttuğu dolmaları hazmedemez… Çünkü sindirim işlevinin ilk adımı çiğnemektir. Çünkü, çözümlerin sorgulanmadığı düzlemlerde gerçeğin aydınlık yüzüne ulaşamazsınız…
İşte sitemizin sarf etmekte olduğu yoğun emeğin hedefi, sözünü ettiğimiz bu ilkeler etrafında düşünce üretmeye dönük bir toplumsal organizasyondur.
Üretilen düşüncelerin hayata geçirilmesi yönündeki uygulama pratiklerini tartışmak ve birleştirmektir.
Gerçeğe saygı, emeğe saygı ve birleşerek güçlenmeye özen, büyüyerek ve genişleyerek örgütlenmeye omuz vermek sitemizin güttüğü temel amacı meydana getiren yapı taşlarıdır.
Başka bir deyişle, sitemizin varlık nedeni, ülkesinin sorunlarını dert edinmiş yurtsever insanlar ile toplumumuzun öncü güçlerini sözünü ettiğimiz bu ilke ve değerler etrafında birleştirmek [ve] bu birleşmiş gücün; emek, düşünce ve eylemlerini birbirine ekleyerek içinde bulunduğumuz karanlığın aydınlatılması yönünde seferber etmelerine katkıda bulunmaktır…
Şair Baba’nın deyişiyle;
- Bu davet bizim!.. [dir.]
www.soruyusormak.com