sayı : 48
1 || 2 || 3 || 4    

PAZAR OLA... HAYIR OLA… / Kerim Utkun
Kerim Utkun




Modern olmak [gerçekte] ne anlama gelir?..

Bu münasebetsiz ve gereksiz ve sebepsiz ve her türlü mantıktan ari “soru”nun karşısında her zaman duraksamışımdır.

Modern olan, yenidir, çağdaştır... Ancak, yeninin en önünde ve çağının içinde yer almak, her zaman olumlu bir şey midir?.. Biraz şüpheli.

Niye mi şüpheli?..

-          İlahi su kuşu; sen yaptın bu işi, derdi babaannem, böyle durumlara düştüğünde… Sonra da,

-          Şüpheli de ondan, diye de kestirip atarak sıyrılırdı düştüğü bu vahim durumdan…

Bizim yanıtımıza gelince… Hele siz yazının son satırının satırına kadar bir gelin; işte o zaman anlaşılacak gerçekten, “şüpheli mi?.. Değil mi?..”

Günlük ulusal gazetelerdeki “küçük ilanlar” sayfasına bakarken, gözüm bir ara, “kayıp ilanları” sütununa takılmasaydı... Ben de bu meselenin içine belki de hiç düşmeyecektim. Ben de; bu yazı da...

Sözünü ettiğim günlük gazetenin ilgili sütunları, kimliğini ve ehliyetini kaybedenlerin küçücük ilan metinleri ile doldurulmuştu.

Bir insanın “kimliği”ni kaybetmesi... Ya da “ehliyet”inden yoksun kalması, üzerinde biraz durup düşününce, vahim anlamlar hücum etti zihnime…

Kimlik... Yani, şahsiyet, yani sadece “kendi”nize özgü, öznel nitelikler, yani “bireysel” varlık…

Ötekisi ise, ehliyet... Yani, ehil olma durumu… Hukuki işlemlerde bulunabilme yeteneği; temyiz kudretine sahip olma; yani, iyiyi kötüden ayırt edebilme düzey ya da niteliği...

Gelin birkaç tane ilan örneği aktarayım sizlere... Görün bakalım, kimliğini ve ehliyetini yitiren insanlarımız, ne türden bir “zayi”atta buluyorlar:

“Kimliğimi kaybettim. Yenisini alacağımdan, eskinin hükmü kalmadığını ilanen duyururum.

İmza: 12 Eylül Çocuğu...”

Ne o?..  Beğenmediniz mi?

Peki şu nasıl:

“Üst kimliğimi nerede unuttuğumu bilemiyorum. Şimdilik alt kimliğimle idare edeceğim,  ilgililere duyurulur.

İmza: Mimza.”

Bir de şuna bakın:

“Ortanca kimliğim, sizlere ömür... Allah taksiratını affetsin. Dolayısıyla ben, münhal, az kullanılmış, ikinci el bir kimlik arıyorum. İlgilenen arkadaşlar cebimi çaldırsın; ben sizi geri-ararım; haydi, by!..”

Ne diyorsunuz?

Bizler... İçinden kültür fışkıran, çok çağdaş, pek post-modern ve tekmili “tel tel mozaik” ... Kenetlenmiş ve kaynaşmış böyyük bir halkız...

“En Küçük Ortak Kat” mıydı?,,

Neydi sahi?

Bir şeyler ezberletmişlerdi bizlere, orta okul sıralarında kafa-çatlatırken?..

Yoksa, “En Büyük Ortak Bölen” miydi?..

Hatırlayabiliyor musunuz?

Aslında, hatırlamasanız da olur… Ancak, şu gerçeği unutmamamız gerekir; hem de kesinlikle:

-          Bizim ortak bir paydaya ihtiyacımız var... İşte, [gerçek] olmazsa, olmazımız bu!

Ortak bir dil, ortak bir kültür... Tasa da ve kıvançta ortak, milli kök ve değerlerinden balata sıyırmamış...  Ulusal yöndeki tepki ve enerjisini futbol sahalarından ülke sathına yayan bir birlik, bir beraberlik ve bir ortak payda!..

Bu birliğin yaratacağı ortak güce ihtiyacımız var.

Bu birliğin, Kurtuluş Savaşımızın kültür mirasından kaynaklanan bilince gereksinimi var.

Bizim “Kuvayı Milliye ruhuna”, azmine ve O’nun pratik hayat içinde doğrulanmış amaç, hedef ve ilkelerine ihtiyacımız var.

Bizim, Türkiye halkı olarak, her şeyden önce gözümüzü ardına kadar açarak, olanı biteni anlamaya; ülkemizin müzminleşmeye başlayan hastalılıklarına birer teşhis koymaya... Ve sonra da, derhal tedavi sürecine geçerek, saf tutabilmek için, birleşmeye ve çoğalmaya ihtiyacımız var.

Bizi bölmek istiyorlarsa… İnadına birleşeceğiz!

Doğal kaynaklarımızı, stratejik değerlerimizi pazarlayıp, satıyorlarsa… İnadına “Milli Devlet”imizi savunacak, O’na ait her değere ve her müesseseye sahip çıkacağız.

Yabancı sermayeyi mi savunuyorlar?.. Biz milli değerlerimizin bileğini havaya kaldıracağız…

Bizi toplum olarak daraltarak, tek bireyler halinde yalnızlaştırmayı mı hedefliyorlar?. İnadına bağıracağız:

-         Varlığım, “ulusal” varlığına armağan olsun!..

Hasılı... Ve hülasası...

Yani, kısacası ve özeti şu:

Bir “satış ilanı” da biz vereceğiz şu yukarıdaki küçük ilanlar sütununa;

Ve birilerinin ağzından, şöyle diyelim:

“Çok kullanılmış 12 Eylül kafası sahibinden satılıktır. Amerikan patentli mallarımız nostaljik Bab-ı Ali show-room’larında müşterilerini beklemektedir. Toplu satış talepleri pazarlığa tabidir.  Ve ilaveten, batan geminin mallarıdır bunlar; dolayısıyla, KDV’den de muaftır....”

Pazar ola... Hayır ola!

 

www.soruyusormak.com

 

     
Ziyaretçi İstatistiği
 
Ağustos 2010: 91.894
Temmuz 2010: 93.221
Haziran 2010: 88.379
Mayıs 2010: 84.983
Nisan 2010: 84.331
Mart 2010: 79.881
Şubat 2010: 67.387
Ocak 2010: 59.776
Aralık 2009: 48.812
Kasım 2009: 41.731
Ekim 2009: 37.762
Eylül 2009: 27.542
Ağustos 2009: 23.274
Temmuz 2009: 37.283
Haziran 2009: 31.234
Mayıs 2009: 36.403
Nisan 2009: 71.432
Şubat 2009: 72.217
Ocak 2009: 89.205
Aralık 2008: 98.482
Kasım 2008: 85.907
Ekim 2008: 99.655
Eylül 2008: 108.327
Ağustos 2008: 93.256
Temmuz 2008: 140.464
Haziran 2008: 84.770
Mayıs 2008: 88.155
Nisan 2008: 62.946
Mart 2008: 67.287
Şubat 2008: 47.535
Ocak 2008: 34.672
Aralık 2007: 26.450
Kasım 2007: 22.843
Ekim 2007: 20.779
TOPLAM:  2.248.275
GEÇTİĞİMİZ AY:  91.894


 

DNM-LER
Didim Akbük  1. Kordon  No:26  Aydın
Tel: 0256 8564012  Faks:0256 8565303
info@dnm-ler.com